Altın Fiyatları
Gram Altın
%1,32
Çeyrek Altın
%0,57
Yarım Altın
%0,57
Altın Fiyatı Hesaplama
Gelişmiş Çevirici »|
|
Alış | Satış | Değişim | |
|---|---|---|---|---|
|
Ons Altın
|
$4.367,72 | $4.368,30 | %1,17 | 20:28 |
|
Gram Altın
|
6.824,71 | 6.825,61 | %1,32 | 20:28 |
|
Gram Has Altın
|
6.790,58 | 6.791,48 | %1,32 | 20:28 |
|
Çeyrek Altın
|
10.909,59 | 11.166,46 | %0,57 | 17:01 |
|
Yarım Altın
|
21.750,99 | 22.332,93 | %0,57 | 17:01 |
|
Tam Altın
|
43.638,35 | 44.529,27 | %0,57 | 17:01 |
|
Cumhuriyet Altını
|
45.238,00 | 45.915,00 | %0,38 | 17:00 |
|
Ata Altın
|
45.002,05 | 46.168,38 | %0,57 | 17:01 |
|
14 Ayar Bilezik
|
3.886,54 | 3.892,90 | %0,57 | 17:01 |
|
18 Ayar Bilezik
|
4.977,50 | 4.985,64 | %0,57 | 17:01 |
|
22 Ayar Bilezik
|
6.218,46 | 6.228,63 | %0,57 | 17:01 |
|
İkibuçuk Altın
|
109.095,87 | 110.913,39 | %0,57 | 17:01 |
|
Beşli Altın
|
220.919,14 | 225.378,19 | %0,57 | 17:01 |
|
Gremse Altın
|
109.095,87 | 111.664,65 | %0,57 | 17:01 |
|
Reşat Altın
|
45.002,05 | 46.168,38 | %0,57 | 17:01 |
|
Hamit Altın
|
45.002,05 | 46.168,38 | %0,57 | 17:01 |
|
Gram Gümüş
|
100,97 | 101,05 | %1,82 | 20:28 |
|
Gram Platin
|
2.806,46 | 2.810,85 | %1,00 | 20:28 |
|
Gram Paladyum
|
2.047,11 | 2.054,21 | %2,48 | 20:28 |
Altın Fiyatları Nasıl Belirlenir, Neden Yükselir veya Düşer?
Altın, Türkiye’de hem tasarruf aracı hem de günlük fiyatı yakından izlenen yatırım araçlarından biri. Ancak ekranda görülen “altın fiyatı” tek bir piyasadan ve tek bir değişkenden oluşmuyor. Uluslararası piyasalarda ons altının değeri, doların seyri, faiz beklentileri ve yatırımcı talebi belirleyici olurken Türkiye’de bunlara dolar/TL kuru da ekleniyor. Fiziki altına gelindiğinde ise kuyumcunun alış-satış farkı, ürünün ayarı, işçilik, stok durumu ve piyasadaki fiziki talep fiyatı bir kez daha değiştirebiliyor. Bu yüzden “altın bugün neden yükseldi?” sorusunun cevabı bazen küresel piyasalarda, bazen döviz kurunda, bazen de ikisinin aynı anda hareket etmesinde yatıyor.
Altın fiyatları neden yükselir?
Altının dünyadaki ana referansı ons altındır ve ons fiyatı dolar üzerinden takip edilir. Jeopolitik risklerin artması, ekonomik belirsizlik, finansal piyasalarda güvenli liman arayışı ve merkez bankalarının altın talebi fiyatı destekleyebilir. ABD’de faizlerin ve özellikle reel faizlerin gerilemesi de faiz getirisi olmayan altının göreli cazibesini artırabilir. Doların küresel ölçekte zayıflaması ise dolar ile fiyatlanan altının başka para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından daha erişilebilir hâle gelmesine yardımcı olabilir.
Bunların hiçbiri tek başına “olduysa altın mutlaka yükselir” anlamına gelmez. Piyasa çoğu zaman gerçekleşen veriden önce beklentiyi fiyatlar. Örneğin faiz indirimi beklenirken altın haftalar öncesinden yükselebilir; karar açıklandığında beklenti zaten fiyatın içindeyse sınırlı hareket edebilir, hatta kâr satışları görülebilir. Altın fiyatını yorumlarken yalnızca habere değil, piyasanın o haberi önceden ne ölçüde satın aldığına da bakmak gerekir.
Altın neden düşer?
Altında düşüşün arkasında risk iştahının güçlenmesi, faiz ve tahvil getirilerinin yükselmesi, doların değer kazanması, yatırım fonlarından çıkışlar veya yüksek seviyelerin ardından gelen kâr satışları bulunabilir. Jeopolitik tansiyonun azalması da güvenli liman talebini zayıflatabilir. Bunun yanında hızlı yükselişlerden sonra görülen geri çekilmeler her zaman uzun vadeli eğilimin değiştiği anlamına gelmez; kimi zaman piyasanın kısa vadede dengelenmesi söz konusudur.
Türkiye’de ise ons altının düşmesi gram altının mutlaka düşeceği anlamına gelmez. Çünkü gram altının TL fiyatında ikinci önemli değişken dolar/TL kurudur. Ons gerilerken dolar/TL yükseliyorsa gram altındaki düşüş sınırlı kalabilir, fiyat yatay seyredebilir veya kurdaki artış daha güçlüyse gram altın yükselebilir.
Gram altın fiyatı nasıl oluşur? Ons altın ile gram altın arasındaki fark nedir?
Ons altın, küresel piyasalardaki temel fiyatlama birimidir; gram altın ise Türkiye’de yatırımcının daha sık takip ettiği TL bazlı karşılıktır. Bir troy ons yaklaşık 31,1035 gramdır. Saf gram altının teorik TL değeri kabaca “ons altın fiyatı × dolar/TL kuru ÷ 31,1035” hesabıyla bulunabilir. Piyasada görülen gerçek alış ve satış fiyatları ise bu teorik değerin birebir aynısı olmak zorunda değildir.
Bu ilişki, “ons yükseliyor ama gram altın neden düşüyor?” ya da “ons düştü, gram altın neden yükseldi?” sorularının da cevabını verir. Gram altında yalnızca altının dolar bazındaki değeri değil, TL’nin dolar karşısındaki hareketi de belirleyicidir. Kısacası ons altın küresel bacağı, dolar/TL ise Türkiye bacağını oluşturur.
Kuyumcu altın fiyatı neden ekrandaki fiyattan farklı?
İnternette gördüğünüz altın fiyatı çoğunlukla piyasa için bir referanstır; kuyumcunun size vereceği alış veya satış fiyatı aynı rakam olmak zorunda değildir. Fiziki altının tedarik ve stok maliyeti, bölgesel talep, ürünün türü, işçilik, ödeme yöntemi ve kuyumcunun uyguladığı alış-satış marjı fiyatı etkiler. Yoğun talebin olduğu dönemlerde fiziki ürünün piyasa fiyatının üzerine prim eklenmesi de mümkündür.
Ayrıca karşılaştırılan rakamların aynı yönü göstermesi gerekir. Kuyumcunun size altın satarken kullandığı rakam “satış”, siz elinizdeki altını bozdururken uyguladığı rakam ise “alış” fiyatıdır. Satış fiyatının alış fiyatından yüksek olması normaldir ve aradaki fark piyasada “makas” olarak adlandırılır.
Altında alış-satış farkı, yani makas neden değişir?
Makas sabit değildir. Piyasadaki oynaklık arttığında, işlem hacmi düştüğünde veya fiyatın hızlı değiştiği saatlerde kurumlar risklerini karşılamak amacıyla alış ile satış arasındaki farkı açabilir. Bankalarda mesai dışı saatlerde görülen geniş makasın önemli nedenlerinden biri de budur. Kuyumcularda ise stok, fiziki ürün talebi ve işletmenin kendi fiyatlama politikası devreye girer.
Altın alırken yalnızca “kaç TL?” sorusuna bakmak bu yüzden yeterli değildir. Alış fiyatı ile satış fiyatı birlikte değerlendirildiğinde gerçek işlem maliyeti daha net görülür. Özellikle kısa vadeli alım-satım yapanlar açısından makas, altının fiyat hareketi kadar önemli olabilir.
Gram, çeyrek, yarım, tam, Cumhuriyet ve Ata altını arasındaki fark nedir?
Gram altın ağırlık üzerinden fiyatlanan ve yatırım amacıyla sık kullanılan bir üründür. Çeyrek, yarım ve tam altın ise ziynet grubunda yer alır; ağırlıkları, standartları ve fiziki üretim özellikleri farklı olduğu için fiyatları yalnızca “gram altının belirli katı” şeklinde düşünülmemelidir. Cumhuriyet ve Ata altınında da ürün standardı, ağırlık ve piyasa primi farklılaşabilir. Bu nedenle iki altının içerdiği saf altın miktarı birbirine yakın olsa bile satış fiyatları aynı olmayabilir.
Takı ve bileziklerde fark daha belirgindir. 14, 18 ve 22 ayar ifadeleri ürünün içindeki saf altın oranını gösterir; ayar yükseldikçe aynı toplam ağırlık içindeki saf altın miktarı artar. Buna karşılık bilezik, kolye veya diğer işçilikli ürünlerde tasarım ve üretim maliyeti de satış fiyatına eklenir. Bozdurma sırasında işçilik bedelinin tamamının geri alınamaması, yatırım amacıyla alınan takılarda özellikle dikkate alınması gereken bir noktadır.
Eski tarihli ve yeni tarihli altın neden farklı fiyatlanır?
Aynı türde ve aynı ayardaki eski ve yeni tarihli ziynet altınlarının içerdikleri altın standardı aynı olabilir; ancak piyasadaki talep, ürünün fiziki durumu ve kuyumcunun stok tercihi nedeniyle satış fiyatında fark görülebilir. Özellikle düğün sezonu gibi yeni tarihli ürün talebinin arttığı dönemlerde bu fark daha görünür hâle gelebilir. Yatırım açısından karşılaştırma yaparken yalnızca satış fiyatını değil, aynı ürünün geri alış fiyatını da sormak daha sağlıklı bir kıyas sağlar.
Banka, serbest piyasa ve Kapalıçarşı altın fiyatları neden farklı?
Bankalar, kuyumcular ve Kapalıçarşı aynı küresel altın piyasasını izlese de müşteriye sundukları fiyatı aynı yöntemle oluşturmaz. Bankalar kendi likidite koşullarını ve makaslarını fiyatlara yansıtırken fiziki piyasada stok, teslimat ve ürün primi önem kazanır. Kapalıçarşı fiyatlarında da fiziki piyasanın arz-talep dengesi etkili olabilir. Bu nedenle aynı dakika içinde farklı platformlarda birkaç farklı gram altın fiyatı görmek tek başına bir veri hatası anlamına gelmez.
Altın fiyatını takip ederken nelere bakılmalı?
Altının yönünü anlamak için yalnızca gram altının son fiyatına bakmak yerine ons altın, dolar/TL kuru, alış-satış farkı ve gün içindeki değişim birlikte izlenebilir. Küresel tarafta merkez bankalarının faiz kararları, enflasyon verileri, tahvil faizleri, doların seyri, jeopolitik gelişmeler ve merkez bankalarının altın talebi öne çıkar. Türkiye’de ise bunların üzerine döviz kuru ve fiziki piyasa koşulları eklenir.
Doviz.com Altın sayfalarında gram altından çeyrek ve yarım altına, Cumhuriyet ve Ata altınından farklı ayardaki bileziklere kadar güncel alış-satış fiyatlarını, değişim oranlarını ve farklı piyasa kaynaklarını karşılaştırarak takip edebilirsiniz. Böylece yalnızca “altın kaç TL?” sorusunun değil, fiyatın neden değiştiğinin ve ekrandaki rakamların neden birbirinden ayrışabildiğinin de daha net bir karşılığını görebilirsiniz.
Altın fiyatını etkileyen faktörler nelerdir?
Altının fiyatını tek bir gösterge üzerinden okumak çoğu zaman yanıltıcıdır. Fiyat üzerinde aynı anda etkili olan birçok değişken bulunur ve bunların ağırlığı dönemden döneme değişebilir. Bir dönem faiz beklentileri öne çıkarken başka bir dönemde jeopolitik gelişmeler veya merkez bankalarının altın alımları fiyatlamanın merkezine yerleşebilir.
Altın fiyatını etkileyen başlıca unsurlardan biri ABD Merkez Bankası’nın faiz politikasıdır. Fed’in faiz artırımlarına yönelmesi veya faizlerin uzun süre yüksek kalacağı beklentisi, faiz getirisi bulunmayan altın açısından baskı yaratabilir. Buna karşılık faiz indirimlerinin gündeme gelmesi ve reel getirilerin gerilemesi altına olan talebi destekleyebilir. Burada yalnızca açıklanan faiz oranına değil, piyasanın gelecek aylara ilişkin beklentisine de bakmak gerekir.
Enflasyon da altın fiyatlamasında yakından izlenen göstergelerden biridir. Altın uzun yıllardır satın alma gücünü korumaya yönelik araçlardan biri olarak görülür; ancak yüksek enflasyonun altını otomatik olarak yükselteceğini düşünmek doğru değildir. Enflasyon yükseldiğinde merkez bankalarının daha sıkı para politikası uygulayacağı beklentisi oluşursa faizler de yükselebilir ve bu durum altın üzerinde ters yönde etki yaratabilir.
ABD dolarının küresel değeri de önemlidir. Altının uluslararası piyasalarda dolar cinsinden fiyatlanması nedeniyle dolar endeksindeki yükseliş ile ons altın arasında dönem dönem ters yönlü bir ilişki görülebilir. Dolar zayıfladığında altın başka para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından görece ucuzlarken, güçlü dolar altın talebini sınırlayabilir.
Jeopolitik gelişmeler ise özellikle kısa sürede sert fiyat hareketleri oluşturabilir. Savaşlar, bölgesel gerilimler, büyük ekonomiler arasındaki siyasi sorunlar veya finansal sistemde ortaya çıkan belirsizlikler yatırımcıların güvenli liman arayışını artırabilir. Ancak riskin azalması durumunda bu talebin bir bölümü hızla geri çekilebilir.
Merkez bankalarının altın rezervlerini artırması da uzun vadeli talep açısından önem taşır. Büyük ölçekli ve düzenli merkez bankası alımları, küresel altın talebini destekleyen unsurlardan biri olabilir. Bunun yanında altın fonlarına giriş ve çıkışlar, vadeli piyasalardaki yatırımcı pozisyonları, madencilik üretimi ve fiziki altın talebi de fiyatın oluşumuna katkıda bulunur.
Türkiye’de gram altın takip eden yatırımcı açısından bunlara bir faktör daha eklenir: dolar/TL kuru. Ons altın dünyada değişmese bile dolar/TL yükseldiğinde gram altın TL bazında değer kazanabilir. Tersi durumda, ons yükselirken kurdaki düşüş gram altının hareketini sınırlayabilir. Bu nedenle Türkiye’de altının yönü değerlendirilirken ons ve kurun birlikte izlenmesi gerekir.
Altına ne zaman yatırım yapılır?
“Altın almak için en doğru zaman ne zaman?” yatırımcıların en çok sorduğu sorulardan biri olsa da herkes için geçerli tek bir fiyat veya tek bir tarih yoktur. Altının hangi seviyeden alınmasının uygun olduğu; yatırımın süresine, kişinin risk tercihlerine, paraya ne zaman ihtiyaç duyacağına ve portföyündeki diğer yatırım araçlarına göre değişir.
Kısa vadede kullanılacak birikimin tamamını yalnızca fiyat yükseliyor diye altına yönlendirmek, yatırımcıyı beklenmedik bir geri çekilme sırasında zor durumda bırakabilir. Buna karşılık uzun vadeli tasarruf amacıyla hareket eden bir yatırımcı açısından birkaç günlük veya birkaç haftalık fiyat hareketlerinden çok, toplam maliyet ve yatırımın portföy içindeki payı önem kazanabilir.
Altın fiyatı uzun süredir hızlı yükseliyorsa piyasaya yalnızca “daha da yükselir” düşüncesiyle girmek de risklidir. Çok hızlı yükselen piyasalarda kısa süreli düzeltmeler görülebilir ve zirveye yakın seviyelerden tek seferde yapılan büyük bir alım, maliyetin uzun süre yüksek kalmasına yol açabilir. Bu nedenle yatırımcıların önemli bir bölümü tek bir seviyeyi yakalamaya çalışmak yerine alımlarını zamana yaymayı tercih eder.
Altın düşünce mi alınır, yükselirken mi?
Teorik olarak daha düşük fiyattan almak daha avantajlı görünür; fakat piyasada fiyatın en düşük noktasını önceden kesin olarak bilmek mümkün değildir. Altın yüzde 5 düştüğünde “ucuzladı” düşüncesi oluşabilir ancak fiyatın yüzde 5 daha gerileyip gerilemeyeceği bilinmez. Aynı şekilde yükselen altının da mutlaka pahalı olduğu söylenemez; güçlü bir trend içerisinde fiyat yeni seviyelere taşınabilir.
Bu nedenle “düşünce al, yükselince sat” sözü pratikte göründüğü kadar kolay uygulanmaz. Asıl önemli olan düşüşün neden gerçekleştiğini anlamaktır. Eğer fiyat yalnızca kısa vadeli kâr satışları nedeniyle geriliyorsa tablo farklıdır; faiz beklentileri, doların seyri veya küresel risk algısı kalıcı biçimde değişmişse geri çekilmenin devam etme ihtimali de bulunabilir.
Yükseliş sırasında alım yaparken de benzer bir değerlendirme gerekir. Altının yeni bir zirveye çıkmış olması tek başına fiyatın hemen gerileyeceği anlamına gelmez. Tarihsel zirveler güçlü dönemlerde art arda yenilenebilir. Buna karşılık yalnızca fiyat hızla yükseldiği için oluşan kaçırma korkusuyla yapılan plansız alımlar yatırımcının yüksek maliyetle pozisyon almasına yol açabilir.
Bu nedenle özellikle uzun vadeli yatırım yapanların başvurduğu yöntemlerden biri kademeli alımdır. Yatırım için ayrılan tutarın tamamını tek seferde kullanmak yerine belirli aralıklarla veya belirlenen fiyat seviyelerinde parça parça alım yapmak, yanlış bir zamanlama yapılması riskini azaltabilir. Böylece fiyat düşerse sonraki alımlar daha düşük maliyetle yapılabilir; yükselmeye devam ederse de yatırımcı tamamen piyasanın dışında kalmamış olur.
Altın alırken yalnızca fiyatın düşmesini beklemek doğru mu?
Altının geçmiş fiyatına bakıp “şu seviyeye düşerse alırım” şeklinde kesin bir rakama bağlanmak her zaman sonuç vermeyebilir. Çünkü ekonomik koşullar değiştikçe piyasanın denge fiyatı da değişir. Birkaç yıl önce yüksek kabul edilen bir gram altın fiyatı, döviz kuru ve ons altındaki değişimin ardından yeniden görülmeyebilir.
Bu nedenle yatırım kararında yalnızca geçmiş fiyat grafiğine değil, fiyatı oluşturan koşullara da bakmak gerekir. Ons altının yönü, dolar/TL, faiz beklentileri, enflasyon görünümü ve jeopolitik riskler birlikte değerlendirildiğinde mevcut fiyat hareketinin arkasındaki neden daha iyi anlaşılabilir.
Bunun yanında yatırım süresi de önemlidir. Birkaç hafta içerisinde kullanılacak para ile yıllarca tutulması planlanan tasarruf aynı bakış açısıyla değerlendirilmemelidir. Kısa vadede alış-satış makası ve fiyat oynaklığı daha büyük önem taşırken, uzun vadeli birikimlerde ortalama maliyet ve portföy çeşitlendirmesi daha fazla öne çıkabilir.
Altın yatırımında gram mı, çeyrek mi, bilezik mi tercih edilmeli?
Yatırım amacıyla alınan altınlarda ürünün yalnızca satış fiyatına değil, bozdurulduğunda oluşacak maliyete de bakmak gerekir. Gram altın, standart ve ağırlık bazlı yapısı nedeniyle yatırım amacıyla yaygın olarak tercih edilir. Çeyrek, yarım, tam ve Cumhuriyet altınları da Türkiye’de oldukça likit ürünlerdir; ancak ürün primi ve alış-satış farkları dönemsel olarak değişebilir.
Bilezik ve takılarda ise işçilik devreye girdiğinden yatırım maliyeti farklılaşabilir. Yüksek işçilikle satın alınan bir ürün bozdurulurken bu işçilik bedelinin tamamı geri alınmayabilir. Dolayısıyla yalnızca yatırım amacıyla altın alanların ürünün saf altın miktarını, satış fiyatını, geri alış fiyatını ve aradaki makası birlikte değerlendirmesi gerekir.
Fiziki altın ile banka veya dijital platform üzerinden alınan altın arasında da saklama, makas ve işlem kolaylığı açısından fark bulunur. Fiziki altında saklama ve güvenlik sorumluluğu yatırımcıya aitken, banka hesaplarında fiziki teslimat olmadan işlem yapılabilir; buna karşılık özellikle piyasanın kapalı olduğu saatlerde makasın genişlemesi mümkündür.
Altın alırken hangi saatler daha avantajlı olabilir?
Altın fiyatı günün her saatinde aynı likidite koşullarında işlem görmez. Küresel piyasaların açık olduğu, işlem hacminin yüksek seyrettiği saatlerde fiyat oluşumu genellikle daha sağlıklıdır. Bankalarda gece, hafta sonu veya piyasa likiditesinin düşük olduğu dönemlerde alış-satış farklarının açılması mümkündür.
Bu nedenle altın alırken yalnızca ekrandaki satış fiyatına değil, aynı anda alış fiyatına da bakmak gerekir. Örneğin bir kurumda gram altın birkaç lira daha ucuz görünse bile alış-satış makası çok genişse yatırımcının gerçek maliyeti başka bir kurumdan daha yüksek olabilir.
Fiziki altın alımında da benzer şekilde birden fazla kuyumcudan alış ve satış fiyatı almak karşılaştırmayı kolaylaştırabilir. Özellikle yüksek tutarlı işlemlerde küçük görünen fiyat farkları toplam maliyette önemli bir büyüklüğe ulaşabilir.
Altın yatırımında en sık yapılan hatalar nelerdir?
Altın yatırımlarında sık karşılaşılan hatalardan biri, yalnızca son birkaç günlük fiyat hareketine bakarak karar vermektir. Altın hızlı yükseldiğinde “daha fazla yükselmeden almalıyım”, sert düştüğünde ise “daha da düşecek” düşüncesi yatırım kararlarını duygusal hâle getirebilir.
Bir diğer hata, gram altın fiyatını yalnızca ons üzerinden yorumlamaktır. Türkiye’de dolar/TL kuru gram altın üzerinde doğrudan etkili olduğu için ons altındaki düşüş gram fiyatına aynı oranda yansımayabilir. Aynı şekilde sadece dolar kuruna bakmak da yeterli değildir.
Alış-satış makasını hesaba katmamak da özellikle kısa vadeli işlemlerde önemli bir maliyet yaratır. Altının fiyatı yatırımcının beklediği yönde hareket etse bile, başlangıçtaki geniş makas nedeniyle kâra geçmek için daha büyük bir fiyat hareketi gerekebilir.
Son olarak tüm birikimi tek seferde ve tek bir yatırım aracına yönlendirmek riski artırabilir. Altın önemli bir tasarruf aracı olsa da fiyatı sürekli yükselen ve hiç düşmeyen bir yatırım değildir. Altının portföy içindeki yeri, yatırımcının vadesi ve risk tercihleriyle birlikte değerlendirilmelidir.
Altın fiyatı yükselmeye devam eder mi?
Altının gelecekte hangi seviyede olacağını kesin olarak bilmek mümkün değildir. Analistler faiz politikaları, ekonomik büyüme, enflasyon, jeopolitik gelişmeler, merkez bankalarının rezerv tercihleri ve yatırımcı talebine bakarak tahminler oluşturabilir; ancak piyasadaki şartlar değiştikçe bu tahminler de değişir.
Bu nedenle altının yalnızca hedef fiyatına odaklanmak yerine fiyatı taşıyan temel dinamikleri takip etmek daha anlamlıdır. Ons altındaki hareket dolar/TL ile birlikte değerlendirildiğinde gram altının neden yükseldiği veya düştüğü daha doğru okunabilir; alış-satış fiyatları ve piyasa makası izlendiğinde ise yatırımcının karşılaşacağı gerçek işlem maliyeti daha net görülebilir.
Doviz.com üzerinden gram altın, çeyrek altın, yarım altın, tam altın, Cumhuriyet altını, Ata altını, bilezik ve diğer altın türlerinin güncel alış ve satış fiyatlarını takip edebilir; ons altın ve döviz kuru hareketleriyle birlikte değerlendirerek piyasadaki değişimin hangi taraftan kaynaklandığını görebilirsiniz.